Bağdat Caddesi. Beyaz Apt. No:339/7 Erenköy / İstanbul
göz kapağı estetiği

Göz Kapağı Estetiği

Göz bölgesi, insan yüzünde en fazla dikkat çeken ve yaşlanmanın etkilerini en fazla gösteren alandır. Özellikle de göz kapakları cilt yapısı olarak oldukça hassas yapıya sahip bölgelerdir.

Göz kapaklarının, yapısı bakımından oldukça hareketli olması, aynı zamanda çok ince ve hassas bir deri yapısına sahip olması, yüzümüzde yaşlanmanın etkilerini daha net şekilde görebildiğimiz bir bölge olarak ortaya çıkmasına sebep olmaktadır.

Son teknolojik gelişmeler ve yapılan çalışmalar ışığında, göz kapağı estetiği uygulamalarında kullanılan yöntemlerle birlikte sorunun kaynağına bakış açısında önemli bir değişim meydana gelmiştir. Standart olarak yapılan göz kapağı ameliyat tekniklerinde gözlemlenen yetersizlikler ve sorunlar tespit edilerek, uygulamalarda önemli aşamalar kaydedilmiştir. En önemlisi ise göz kapağı estetiğinin, artık torbasız göz kapakları oluşturma uygulamalarıyla sınırlı tutulmayarak, yüzü bir bütün olarak ele alan işlemler haline gelmiş olmasıdır.

Böylece sorunun tek başına değil, temel sebepleri doğrultusunda çözülmesini sağlayarak, estetik operasyonlarda daha etkili ve başarılı tedavi sonuçları alınmasını sağlamaktadır.

Göz Kapağı Estetiği Nedir?

Göz kapağında, çeşitli etkenler sonucu meydana gelen yukarıda da belirttiğimiz birtakım bulgular sonucunda göz kapağı estetiği uygulanabilmektedir. Göz kapağı estetiği, sarkık ya da kırışma gözlemlenen göz kapaklarını daha genç ve sıkı bir forma sokan uygulamalardır.

Göz kapağı estetiğinde, göz kapağında meydana gelen fazla deri, gevşeyen kas dokusu ve oluşan fazla yağ, yapılan uygulamalar sonucunda ortadan kaldırılabilmekte, göz kapaklarında genç bir görünüm sağlanabilmektedir.

Yaşlılık Bulguları Nelerdir?

Göz kapakları, yüzdeki en hassas ve ince yapıda cilt niteliğine sahip yerdir. Aynı zamanda oldukça hareketli olması bakımından da göz kapakları, zamanın etkilerini çeşitli faktörler sonucunda şu şekilde ortaya koymaktadır;

  • Yaşın ilerlemesiyle alın bölgesi aşağı doğru inmektedir. Bu aşağı doğru sarkmayla beraber, kaşlar zamanla üst göz kapaklarının üzerine düşmeye başlamaktadır. Bu sarkmanın oluşturduğu baskı sebebiyle, göz kapaklarında aşağıya doğru kayma meydana gelmektedir. Göz kapağı düşüklüğü olarak adlandırılan bu durum, gözün görüş açısını olumsuz etkilemekte ve zamanla göz kapağı tembelliği gibi sorunlar oluşturabilmektedir.

  • Gözün içinde bulunduğu ve göz küresini çevreleyen yağ torbalarını, alt göz kapağından ayıran bir zar bulunmaktadır. Bu elastik yapıdaki ve bariyer görevi gören zar, zamanla elastikiyetini kaybedip gevşeyerek, yağ torbalarının yükünü taşıyamaz hale gelmektedir.

Bu durumda ise, yağlar dışarıya doğru taşma göstermekte ve göz torbaları ortaya çıkmaktadır.

  • Göz kapaklarında bulunmakta olan deri, bütün insan vücudundaki en ince ve hassas nitelikteki deridir. Bu deri yapısı, altta bulunan oldukça hareketli kaslara yapışık durumdadır.

Dolayısıyla yapılan her bir göz hareketinde, göz derisinde kırışma ve sarkma meydana gelmesi ihtimali daha çok artmaktadır. Yaşlanmanın belirtilerinin en çok ve en erken belli olduğu yer göz kapaklarıdır ve göz çevresinde oluşan “kazyatağı” adı verilen kırışıklıklar bu duruma en bilindik örnektir.

  • Yanakların üst sınırı ve gözaltı sınırında zaman içinde derin bir oyuk meydana gelmektedir.

Gözaltında meydana gelen bu oyuk, yanaklarda aşağı doğru sarkma oluşmasından kaynaklı olarak ortaya çıkmaktadır.

Göz Kapağı Estetiğine Sebep Olan Faktörler Nelerdir?

Göz kapağı, tüm insan vücudundaki en ince ve hassas cilt yapısına sahip olması bakımından,zamanla etki eden faktörlerin etkilerini en hızlı şekilde gözlemlememizi sağlayan yüz bölgesidir. Bu doğrultuda göz kapağı estetiğine sebep olan faktörler şu şekilde sıralanabilmektedir;

  • Yaşlanma; kişinin göz kapaklarında başka faktörlerinde etkisiyle belirgin şekilde zamanın etkilerini bulgulamamıza sebep olmaktadır. Yaşlanma doğal bir süreçtir ve bu süreçte oluşan etkiler göz kapaklarında sarkmalara sebep olmaktadır. Ayrıca göz kapağı kaslarında gevşeme meydana gelmesi ve oluşan torbalanmalar da yaşlanmanın, göz kapağı estetiğine sebep olan faktörlerini oluşturmaktadır.
  • Genetik faktörler; kişinin doğuştan getirdiği yatkınlıklara ya da direk olarak gözlemlenebilen göz kapağı düşüklüklerine sebep olabilmektedir.
  • Yerçekimi; hayatımız boyunca etkilerini yaşadığımız bir faktör olarak karşımıza çıkmaktadır.Ancak sürekli hareketli olan göz kapağı, ince ve hassas yapısı gereğince de yerçekiminin etkilerini fazlasıyla ortaya koymaktadır.

Göz Kapağı Estetiği Yöntemleri

Göz kapağı estetikleri, lokal veya genel anestezi uygulanarak gerçekleştirilebilen ve göz kapaklarımızdaki mevcut fazlalığın alınmasını sağlayan operasyonlardır. Göz kapağı estetikleri, temel olarak iki unsur üzerinden gerçekleştirilmektedir.

Üst Göz Kapağı Estetik Ameliyatı

Göz kapağı estetiklerinde, üst göz kapağında gerçekleştirilen ameliyatlarda;

  • Üst göz kapağının katlanma yerine kesi atılmaktadır.
  • Üst göz kapağında sarkma oluşmasına sebep olan fazla deri ve gerekli görüldüğü nitelikte yağ torbacıkları alınmaktadır.
  • Yaklaşık olarak 1-1,5 saat diliminde gerekli işlemler gerçekleştiril-mektedir.

Üst göz kapağı ameliyatlarında uygulanan kesi, gözün katlanma çizgisinde yer aldığı için oluşabilecek olan iz, fark edilmeyecektir.

Alt Göz Kapağı Estetik Ameliyatı

Göz kapağı estetiklerinde alt göz kapağında gerçekleştirilen ameliyatlarda;

  • Kirpik altı civarına bir kesi atılmaktadır.
  • Göz kapağında sarkma meydana gelmesi sonucu, alt göz kapağında meydana gelen fazla deri son derece dikkatlice ve iyi hesaplanarak alınmalıdır.

Alt göz kapağı bölgesinde 3 ayrı bölümde yağ fazlalığı bulunmaktadır.Yeni tekniklerde bu yağ dokusu mümkün olduğunca az çıkarılmakta , kalan kısım göz altı ve yanak bölgesinde dağıtılmaktadır.

Böylece hem daha genç bir görünüm elde edilir hem de göz altı torbalarından kurtulmuş olunur.

  • İşlem 1- 1,5 saat diliminde gerçekleştirilmektedir.

Alt göz kapağı estetiklerinde kesi kirpik civarında gerçekleştirildiği için ilk haftadan sonra belirginliği azalacak ve yaklaşık bir yıl sonra fark edilemeyecek düzeyde kaybolacaktır.