Bağdat Caddesi. Beyaz Apt. No:339/7 Erenköy / İstanbul
Horlama Tedavisi

Horlama Tedavisi

Horlama, uyku sırasında nefes alıp verme sırasında ortaya çıkan sestir. Uyku sırasında nefes alırken, hava çevresinde yumuşak dokular bulunan dar bir alandan geçmektedir. Solunum yoluyla alınan hava dar bir alandan geçerken, çevresindeki yumuşak dokuların titreşiminin etkisiyle oluşan ses, horlama olarak adlandırılmaktadır.

Uyku sırasında gerçekleştirilen solunum sırasında darlığın artmasıyla horlamada da şiddetlenme meydana gelmektedir. Horlamaya, yani solunum sırasında yaşanan darlığa sebep olan durum genel kanının aksine burundaki bir patolojiden kaynaklı olarak değil, genellikle üst solunum yolunun dil arkasında ve yutak çevresindeki bölümde daralma meydana getirmesiyle ortaya çıkmaktadır.

Horlama; basit horlama ve uyku apnesi olarak 2 gruba ayrılmaktadır. Basit horlama; sadece uyku sırasında oluşan sesli solunumdur. Uyku apnesi ise; uykuda solunum durmaları, kandaki oksijene doygunluk düzeyinde düşüşler meydana gelmesi gibi durumlarla ortaya çıkmaktadır. Uyku apnesi, başlı başına ciddi hayati riskler oluşturan ve uykuda ölümlere sebep olabilen bir durum olarak karşımıza çıkmaktadır.

Yetişkinlerin %45’inde zaman zaman, %25’inde ise sürekli olarak horlama gözlemlenebilmektedir. Ciddi sağlık problemlerinin habercisi olarak değerlendirilmesi gereken horlama, yaşla birlikte sıklığı artış gösteren bir durum olarak karşımıza çıkmaktadır.

Horlamanın Belirtileri Nelerdir?

Horlama, basit ve normal bir durum gibi algılanmakta, genel olarak yaşanan gürültü şikayeti ile ele alınmaktadır. Ancak horlama, ciddi hastalıkların habercisi olabilmektedir. Bu bakımdan horlama ile ortaya çıkabilecek belirtileri, ciddi sağlık problemlerinin belirtileri olarak ele almak gerekmektedir.

Horlamanın çocuklarda ortaya çıkan belirtilerini şu şekilde sıralayabilmekteyiz;

  • Büyüme gelişme geriliği
  • Ağız ve yüz bölgesinde oluşan gelişim problemleri
  • Gece idrar kaçırma
  • Okul başarısında düşme gözlemlenmesi
  • Konuşma bozukluğu
  • Davranış bozuklukları ve hiperaktivite

Erişkinlerde oluşan horlama belirtilerini şu şekilde sıralayabilmekteyiz;

  • Kişide sinirlilik hali
  • Depresyon
  • Hipertansiyon
  • Gün içinde uyku halinin devam etmesi
  • Sabahları alın bölgesinde oluşan baş ağrısı
  • Cinsel işlev bozuklukları
  • Sabahları ağız kuruluğu hissi
  • İştah artışı
  • Algıda azalma ve konsantrasyon bozukluğu

Horlamanın Nedenleri Nelerdir?

Horlama tedavisinde, horlamanın nedenlerinin belirlenmesi oldukça önemli bir yere sahiptir. Uygulanacak tedavinin etkili ve başarılı bir sonuç sağlaması bakımından horlamanın nedenlerinin en doğru şekilde tespit edilmesi gerekmektedir. Bu bakımdan horlamanın nedenlerini şu şekilde sıralayabilmekteyiz;

  • Solunum yollarındaki yumuşak dokularda gevşeme meydana gelmesi
  • Alt ya da üst çene de bulunan anatomik bozukluklar
  • Ağız bölgesindeki anatomik bozukluklar
  • Aşırı kilo
  • Sigara kullanımı
  • Geniz etinde büyüme meydana gelmesi ve burun deliklerini tıkayarak burun hava geçişini engellemesi
  • Bademciklerin büyük olması
  • Burunda bulunan eğrilikler veya burun etinde büyüme
  • Yumuşak damak ve küçük dilde ileri derece sarkıklık
  • Dilin normale göre büyük olması
  • Dil kökünün anatomik olarak boğaz arka duvarına yakın olması durumu
  • Antidepresan ve benzeri ilaçların oluşturduğu yan etkiler

Horlama Tedavisi Yöntemleri

Basit horlama, belli başlı tedbirlerin alınması ile tedavi edilebilmektedir. Erişkin ve basit horlama durumu bulunan kişilerin alması gereken tedbirleri şu şekilde sıralayabilmekteyiz;

  • İdeal vücut kilosuna ulaşılması
  • İyi bir adeletonusu kazanılması amacıyla spor ve egzersizler yapılması
  • Uykudan önce; uyku ilaçları, sakinleştirici ya da alerji ilaçlarının alınmaması
  • Uykudan 4 saat önce alkol alımından sakınılması
  • Uykudan 3 saat önce ağır yemeklerden kaçınılması

Tedavi Herkese Uygun mudur?

Horlama tedavisinde kişiye uygulanan detaylı ve titiz muayene sonrası, horlamanın nedenine göre en uygun yöntemin belirlenmesi gerekmektedir.

Horlama tedavisinde kişiye;

  • İlaçlı uyku endoskopisi
  • Fleksibllaringoskopi
  • Sedasyon ile endoskopi
  • Yan kafa grafisi
  • Üç boyutlu tomografi
  • Dinamik uyku MR’ı gibi yöntemlerle detaylı bir ön muayene gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Böylece horlamaya sebep olan patoloji tespit edilerek, en uygun tedavi yöntemi seçilmelidir.

Cerrahi Operasyon Gerekir mi?

Horlamanın cerrahi tedavisinde öncelikle, basit horlama mı yoksa uyku apnesi mi olduğunun kesin tanısı gerçekleştirilmelidir. Uyku apnesinin kesin tanısı, polisomnografi adı verilen uyku testi ile yapılabilmektedir.

Basit horlama cerrahi tedavisinde yapılacak müdahaleleri şu şekilde sıralayabilmekteyiz;

  • Burun bölmesi cerrahisi
  • Alt burun eti cerrahi işlemleri (konka)
  • Nazal valf (burun iç açısı) cerrahi işlemleri
  • Küçük dil-yumuşak damak ameliyatları
  • Özellikle çocuklarda gerçekleştirilen geniz eti ve bademcik ameliyatı

Uyku apnesi şüphesi bulunan horlayan hastalarda ise, detaylı bir muayene sonrası burun bölgesinde sorunlar olup olmadığının araştırılması, aynı zamanda hastanın ideal kilosuna ulaşması sağlanmalıdır. Ardından ise, yapılan palisomnografi testi ile kesin tanı yapılmalı ve gerekli tedavi uygulamaları belirlenmelidir. Ağır uyku apnesi bulunan hastalarda cerrahi müdahalelerden çok, uykuda basınçlı oksijen maskeleri kullanılmaktadır. Hafif ve orta uyku apnesi bulunan hastalarda ise, temelde yatan patoloji doğrultusunda, yumuşak damak ve küçük dil cerrahileri, dil kökü cerrahileri ve çene ilerletme ameliyatları gerçekleştirilebilmektedir.