Sigara Bağımlığı

Pasif Sigara İçiciliği

Yanan bir sigaranın dumanı ve sigara içen kişinin soluğu ile yaydığı dumanın bileşimidir. Ayrıca çevresel sigara içiciliği, duman olarak da adlandırılır . Kokusuyla kolayca ayırdedilir. Çevresel Sigara Dumanı kötü kokulu, yakıcı, göz ve burnu rahatsız edicidir. Daha da önemlisi sağlığı tehdit edicidir. ÇSD içinde 4000′den fazla kimyasal madde belirlenmiştir. Bunların en az 43 tanesi kanser yapıcıdır.

Çevresel Sigara Dumanına Maruz Kalmak Sık Rastlanan Bir Durum mudur ?

A.B.D.’de erişkinlerin yaklaşık %26′sı sigara içiyor. 5 yaşın altındaki çocukların %50-67′si de en az bir erişkinin sigara içtiği evlerde yaşıyor. Ülkemizde bu oran çok daha üst seviyelerdedir.

Kimler Risk Grubundadır ?

ÇSD herkes için zararlıdır. Ancak, anne karnındaki bebekler, küçük bebekler ve çocuklar daha büyük risk altındadır. Çünkü gelişmekte olan akciğer, beyin gibi organlar zarar görürler.

Anne Karnındaki Bebeğe ve Yeni Doğanlara Etkileri

Anne ve bebek arasında hamilelik boyunca bir kan dolaşımı ve bu yolla bir alışveriş vardır. Sigara içen hamile kadınlarda bu dolaşım değişir. Uzun dönemde ne gibi sağlık sorunlarına yol açtığı henüz bilinmiyor. Ama bazı çalışmalar hamilelikte sigara içmenin yarık damak-dudak gibi doğum anomalilerine yol açtığını göstermiştir.

Sigara içen annelerin daha az sütü vardır, bebekleri düşük doğum ağırlıklıdır. Sigara içen anne çocuklarında “Ani Bebek Ölümü Sendromları“na daha sık rastlanır. Bu da 1-12 aylık bebeklerin en sık ölüm nedenidir.

Çocuk Akciğerleri ve Solunum Sistemi

Her yaştaki çocukda ÇSD’ye maruz kalmak akciğer işlevlerini bozar. Çocukluk dönemi astımlarının sıklığını ve şiddetini artırır. Pasif içicilik; sinüzit, rinit, kistik fibrozis, kronik solunum problemleri (öksürük, geniz akıntısı gibi) rahatsızlıklarını artırır. 2 yaşın altındaki çocuklarda ÇSD bronşit ve zatürre olasılığını artırır.

1992 tarihli bir çalışmada ÇSD’nin 18 aydan küçük çocuklarda her yıl 150.000-300.000 alt solunum yolları enfeksiyonlarına yol açtığı gözlenmiştir.

Bu hastalardan 15.000′i hastaneye yatmak zorunda kalmıştır. Günde yarım paket veya daha fazla sigara içen anne babaların çocuklarının herhangi bir solunum yolu hastalığından hastaneye yatma riski 2 kat daha fazladır.

ÇSD (Çevresel Sigara Dumanı) ve Kulaklar

ÇSD hem kulak enfeksiyonlarının sayısını artırır, hem de kulak hastalığının süresini uzatır. Solunan duman burun arkasıyla orta kulağı birbirine bağlayan östaki borusunu irite eder. Bu da orta kulakta sıvı birikimi ve enfeksiyonla kendini gösterir. Çocuklarda duyma kaybının en önemli sebeplerinden biri kulak enfeksiyonudur. Eğer ilaçla etkili cevap alınamazsa cerrahi girişim gerekir.

ÇSD VE Beyin

Hamilelik ve sonrasında sigara içen annelerin çocukları diğerlerine göre daha çok davranış bozukluğu gösterir. Hiperakitvite, okul performansı ve entellektüel kazanımlar da bozulur.

Pasif Sigara içiciliği Kanser Nedeni midir ?

Şimdiye kadar sadece pasif içiciliğin çocuğunuzun gelişimine zarar verdiğini öğrendiniz. Peki ÇSD’nin diğer kanser nedeni hava kirletici maddelerden 100 kat daha fazla kansere yol açma riski olduğunu biliyor muydunuz ?

ÇSD’nin her yıl 3000′den fazla sigara içmeyen kişinin akciğer kanserinden ölümüne yol açtığını biliyor muydunuz ? Hazır bunları öğrenmişken çocuğunuzun pasif içiciliğini hemen şu andan itibaren önleyebilirsiniz.

Ne Yapabilirsiniz ?

1- Eğer içiyorsanız, sigarayı bırakın! Bu konuda yardıma ihtiyacınız olursa doktorunuza başvurun. Zira, sigarayı bırakmanıza yardımcı olacak bir çok ürün var artık.

2- Evinizde sigara içenler varsa, onların bırakmasına yardımcı olun. Bu mümkün değilse, onlardan ve ziyaretçilerden evin dışında sigara içmelerini rica edin.

3- Arabanızda sigara içilmesine izin vermeyin!

4- Çocuğunuzun okulunda ya da çevresinde sigara içilip içilmediğini kontrol edin.

Gırtlak Kanseri ve Sigara Bağımlılığı

Erken yaşlanmaktan korkuyoruz, kanserden korkuyoruz, kalp-damar hastalıklarından, cildimizin bozulmasından korkuyoruz. Kimimiz erken ölmekten, kimimiz yaşlılıkta çekmekten korkuyor. Şu bir gerçek ki sigara tüm bunlara neden oluyor.

Kendimizi kandırmayalım. Eğer sigara içiyorsak tüm bunları bilerek içiyoruz. Başımıza sigara nedeniyle bir hastalik geldiginde nereden de çikti deyip şaşırmaya pek de hakkımız yok. Bu gerçekleri artık sigara sirketleri bile yadsımıyor.

Sigara tiryakileri arasında yapılan bir araştırmada yüzde 80’inin sigarayı bırakmayı istedikleri, üçte birinin en az üç kere ciddi birakma deneyimi yaşadıkları ortaya çıkmıstır. Ancak 60 yaşından önce sigaradan kurtulma oranı yüzde 50’nin altındadır. Kurtulamayanların yarısı da sigaraya bağlı nedenler yüzünden ölmektedir.

Doğrusu sigarayı bırakmak istemeyen yüzde 20’yi anlamakta gerçekten zorlanıyorum. Ancak insanoğlunun geliştirdiği ve zamanla gerçekten inandığı savunma mekanizmalarının gücü tartışılmaz. Geçirdigimiz kazada genellikle kaşıdan gelen dikkatsizdir. şu taşı kim koymuştur ayağımızı vurup acıtalım diye… Yağmur yağıp mazgallar tıkandığında sokaklara eline geçeni atan bizler degil, her zaman belediye suçludur.

İşte sigara konusunda da insana özgü savunma mekanizmasi devreye girer ve; ya biz içiyoruzdur ve bakin bir şey olmuyordur ya da hastalığın nedeni sigara değil üzüntüdür. Ne yazik ki yapılan arastırmalar göstermektedir ki 25-69 yaş grubunda ölen insanlar yaşamlarının 20-25 yılını bu alışkanlık nedeniyle yitirmektedir. Yani bu insanlar 20-25 yıl erken ölmektedir.

Tüm bu çalışmalar göstermektedir ki sigara bağımlıları bu alışkanlığın etkisinden ve sonuçlarindan kurtulabilmek için daha ciddi şekilde çaba göstermelidirler. Elbette psikolojik olduğu kadar fiziksel bağımlılığı da olan nikotinden kurtulmak için öncelikle karar vermek gerekiyor.

- Neden sigarayı bırakmak istediğinizi maddeler halinde notlar alarak sıralamak,
- Sigarayı bırakmak için kesin bir tarih belirleyip bunu çevrenizdekilerle paylaşmak,
- Daha önceki sigara bırakma deneyimlerinde neden başarılı olamadığınızı irdeleyerek aynı hataları yapmamak,
- İlk günlerin zor geçeceğini baştan kabullenerek kendinize sigarasız yeni bir yaşam ortamı hazırlamak,

gibi önlemlerle sigaradan kurtulmak daha kolay hale getirilebilir.

Nikotinin fiziksel bağımlılığı nedeniyle yoksunluk belirtileri arasında gerginlik, baş dönmesi, açıkma, dikkat dağılması, fazla uyuma, uykusuzluk, sigara içme isteği, iştah artması ve kilo alma gibi belirtiler bulunmaktadır.

Ancak tüm bu yoksunluk belirtileri geçicidir ve iyileşme belirtileri de sigarayı bırakır bırakmaz başlamaktadır.

Sigarayı bıraktıktan sekiz saat sonra vücudunuzda oksijen artışı olur. 48 saat içinde tüm nikotin ürünleri vücudunuzdan atıilmıştır. Birkaç hafta öksürük sürebilir çünkü akciğerler temizlenmeye başlamıştır. Tat ve koku alma duyularınızda düzelme başlamıştır. Yaklaşık bir yil içinde de kalp krizinden ani ölüm riskiniz sigara içen bir kişiye göre yarı yarıya azalmıştır.

Sigara en sık akciğer kanserine yol açmakla birlikte vücudumuzun birçok organında oluşan kanserlerin sorumlusudur. Gırtlak kanserinin ise neredeyse tamamı sigara içen insanlarda görülmektedir.

Solunum yolunun ilk durağı olan gırtlak sigara dumanıyla sürekli temas halindedir ve sigara bağımlılarının gırtlak muayenelerinde kronik değişikliklere rastlanır. Ses tellerininn parlak canlı renkleri yerini gri mat bir görünüme bırakır. Genellikle sık sık yaşanan ses kısıklıklarının nedeni buradaki kronik tahrişe bağlı ödemdir. Zaman içerisinde buradaki hücrelerde geri dönüşümsüz değişiklikler başlar ve kanser olusur. Girtlak kanseri erkenden ses kısıklığı gibi bir bulguya yol açtığından kişiyi hastalık ilerlemeden doktora götürür. Bu nedenle erken tanı ve erken tedavi imkanı girtlak kanserlerinde son derece büyük yüzdeyle yaşanır. Dolayısıyla gırtlak kanseri tedavisi diğer kanser tipleriyle karşılaştırıldığında son derece yüz güldürücüdür.

Tümör en sık ses telleri üzerinde oluşmasına rağmen bazen gırtlaktaki diğer yapılardan ve kıkırdaklardan kaynaklanabilir. Bu durumlarda şikayet nadir de olsa ses kısıklığından çok yutma güçlüğü ya da sadece kulağa vuran agrıi şeklinde olabilir. Özellikle sigara içimi gibi çok ciddi bir risk faktörü olan insanların bu tip şikayetleri önemseyip mutlaka doktora başvurmaları gerekmektedir.

Sigara bırakma konusunda en önemli faktör sizsiniz. Ancak siz bu kararı verdikten sonra elbette doktorunuzdan ve çevrenizden destek almanız size bu bağımlılıktan kurtulmada yardımcı olacaktır. Hep sigaranın kişinin kendi sağlıgına ne kadar zararlı olduğundan bahsettim. Unutulmamalıdır ki pasif sigara içiciliği de göz ardı edilemeyecek riskler içermektedir. Bu nedenle sigara bağımlılğının sadece bireysel değil sosyal bir hastalık olduğunu unutmayalım ve çevremizdeki bağımlılara sigarayı bırakmaları konusunda yardım edelim.

 

Bu sayfada yer alan tüm içerik, hastaları bilgilendirme amaçlıdır. Sağlık durumunuz ile ilgili konularda mutlaka doktorunuza başvurunuz.


Copyright © 2016 | Tüm Hakları Saklıdır